Agora, geçmişin sessiz kalmış sorularını bugünün diliyle yeniden düşünmek için yola çıktı. Adını Antik Çağ’ın kamusal tartışma alanlarından alan bu dergi, arkeolojiyi yalnızca kazı alanlarıyla sınırlı bir disiplin olarak değil; kültür, hafıza ve düşünceyle iç içe bir anlatı alanı olarak ele alıyor.
Her buluntu, her yapı kalıntısı ve her metin parçası bize yalnızca “ne oldu?” sorusunu değil, aynı zamanda “nasıl hatırlıyoruz?” ve “neden önemli?” sorularını da sorar. Agora, bu soruların peşinden giderek arkeoloji, tarih ve mitolojiyi disiplinlerarası bir perspektifle bir araya getiriyor. Bilimsel titizlikten ödün vermeden, merak eden her okura seslenen bir dil kurmayı amaçlıyoruz.
Bu sayfalarda yer alan yazılar; toprağın altından çıkan izlerin, antik dünyaya dair anlatıların ve güncel arkeolojik tartışmaların bir araya geldiği ortak bir düşünme alanı sunuyor. Agora, geçmişle kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmeye davet eden bir buluşma noktası olmayı hedefliyor.
Bu yolculukta bizimle aynı soruları sormaya, aynı merakı paylaşmaya davetlisiniz.
— Editör
